Taksim Hold'em

Taksim Hold'em ★★★½

Türkiye tarihindeki en büyük halk direnişi olan Gezi Direnişi ile ilgili birçok belgesel yapıldı. Antalya Film Festivali'nde sansür tartışmalarının odağında olan Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya dek, Ali İsmail Korkmaz için Kolektif Sinema'nın yaptığı Ali: Düşlerinde Özgür Dünya, Ethem Sarısülük için hazırlanan Haziran Yangını ilk akla gelenler arasında. Politik çekinceler ve bütçe bulma sıkıntılarından olsa gerek, Taksim Hold'em filmi dışında Gezi Direnişi'ni ele alan kurmaca bir film yapılmadı ve hatırlamak istediğimizde kitlelerin öfkesini, enerjisini nostaljik videolar arasında bulmaya çalışıyoruz.

Film, direnişin ruhunu değil direnişe katılmayan bir ana karakterin "ruhsuzluğunu" yansıtıyor. Şöyle de denilebilir; nasıl ki 70'lerin Kibar Feyzo, Zübük, Hasip ile Nasip gibi toplumsal eleştiri filmleri alt sınıfların yalancı ve yolsuz karaktere karşı çaresizliğini, sorgulama güdülerinin eksikliğini anlatmışsa bu film de orta sınıfların "bilinçli" durumlarına karşın kendi konumlarını sürekli meşrulaştıran çerçevesini gösteriyor.

Tek mekanda geçen, mütevazı bir bütçeye sahip olan bir film, ancak sağlam bir metafora sahipse, olay örgüsü iyi kurulmuşsa ve oyunculukları iyiyse izlenebilir. Bu filmin de dekoru, oyunculukları ve diyalogları gayet iyi. Karakterler durdukları yerler bakımından birbirleriyle çatışma içinde ve bu gerilim de filmi taşıyor.

Bir direnişin başarıya ulaşıp ulaşmadığı aslında iktidarın kitlelere yönelik blöflerinde saklıdır. Gezi Direnişi'nde ya da Haziran İsyanı'nda da iktidarın 16 Haziran'a kadar direnişe müdahale etmemesi ve 16 Haziran'da tüm şehirlerdeki çadırlara yönelik bir polis saldırısı yapması, bir blöf hareketi, bir poker hamlesidir. Ne zaman ki direnişçilerin elinin "düşük" olduğunu görmüş ve öyle müdahale etmiştir. Filmdeki poker metaforu da, direnmeyenlerin birbirlerine sundukları blöfleri, birbirlerini sorgularken kendilerine yaptıkları blöfleri fark etmelerinden oluşuyor. Filmde, bir türlü oyuna oturamayan, oynadıklarında da oyunu kuralına göre oynayamayan insanlar gayet güzel anlamlar yaratıyor.

Nezih bir dekorla beraber, pencerelerden, apartman kapılarından görülebilen polis şiddeti de huzurlu ortamın hemen ardındaki şiddeti göstermeye çalışması açısından anlamlı. Film, çizdiği çerçeve açısından görevini başarıyla yerine getirmiş oluyor.