Oslo, August 31st

Oslo, August 31st ★★★★★

This review may contain spoilers. I can handle the truth.

This review may contain spoilers.

-It will get better. Everything will be alright.
-Except it won't.

Depresyondaki eski uyuşturucu bağımlısının son gününün oldukça eksiksiz şekilde anlatıldığı bir film olmuş. Herkesin paylaştığı bir alıntı var filmden, karakterimiz kafede otururken etrafındaki herkesin en ufak hayat endişelerine veya mutluluklarına kulak misafiri oluyor. Kafasında o kadar düşünce kalmamış ve o kadar hissedecek bir şeyi yok ki sokaktan geçen biri bile dikkatini çekiyor o an. Bir tane kadının (belki de) ölmeden yapmak istedikleri listesini duyuyor. Bence bu sahnede asıl önemli olan kadının listesi değil adamın o an bu liste ya da kadın hakkında neler düşündüğü ve hissettiği. Bu maddelerin nasıl onda hiçbir istek uyandırmadığını düşünüyor olabilir. Kızın mutluluğunu mantıksız bulmuş olabilir. Eskiden bunun gibi istekleri olduğu ama şimdi içinde hiçbirinden eser kalmadığını düşünüyor olabilir. Belki bu liste onda hiçbir düşünce veya his uyandırmamıştır, hala içinde koca bir boşluk vardır.
İlk izlediğimde bu filmde konuşanlara ve söylediklerine dikkat etmiştim ama bu sefer hep Anders neler düşündü veya ne hissetti diye aklımdan geçirdim. Biraz benzer dönemlerden geçtikten sonra Anders'in kafasından bakabilmek kolay oldu çünkü söylenenler veya yapılanlar bana yöneltilmiş gibiydi. Vereceğim tepki de direkt ekranda yansıtılmıştı.
Bir de bu sefer izlerken acaba ne zaman tam olarak her şeyden vazgeçti diye tespit etmeye çalıştım. Belki kız kardeşi buluşmaya gelmeyince, belki iş görüşmesinde karşısındaki en ufak ön yargıyı gördüğünde veya ne kadar temiz olsa da davranışları yüzünden etrafındakileri kendinden uzaklaştırdığını fark ettiğinde... Kim bilir belki daha en başından kararını kesin vermişti ve günün geri kalanında yaptıkları yalnızca zaman geçsin ya da içindeki son kırıntı biraz umutlansın diyedir. Çünkü depresyon, içinde sana bile düşman ikinci bir sen oluşturuyor ve Anders bununla mücadele etmekten yorulmuş olabilir.
İzleyen başka birine bunların hiçbirini hissettirmemiş de olabilir ama beni ikinci izleyişimde daha çok etkiledi kesinlikle.

Serra liked this review