Favorite films

Recent activity

All

Recent reviews

More
  • What We Do in the Shadows

    What We Do in the Shadows

    ★★★★

    meğer ne benzer yanlarımız varmış, meğer sevgiye ne kadar açmışız öyle değil mi ? amerikan sineması sözüm sana, yıllarca vampiri başka tanıttın, onu bir öcü gibi gösterdin ama unutma vampir de olsa insan insandır..

  • Certified Copy

    Certified Copy

    ★★★★½

    film before sunset kıvamında başladı ve yavaş yavaş before midnight'a evrildi..
    filmde ilk olarak çiftimizi birbirine yabancı iki insan olarak görüyoruz..
    ingiliz bir yazara karşı kitaplarını imzalatmak isteyen fransız bir kadının ona bir şehir turu attırmasıyla başlıyor olaylar.
    ama birlikte zaman geçirdikçe aslında bu yabancılaşmanın aynı onların arasındaki ilişkinin yabancılaşmasını gösterircesine bir oyun gibi sergilendiğini belli ediyor bize film.. hatta filmde bir çok dil konuşmalarının sebebinin de bu amaca hizmet ettiğini söyleyebiliriz..
    aynı before serisinin son filminde olduğu gibi aşkın,…

Popular reviews

More
  • Dogville

    Dogville

    ★★★★★

    bu filmin üzerine saatlerce konuşulur o da yetmez kitap bile yazılır..
    izlediğim ilk trier filminde kendisine hayran kaldım..
    oldukça kendine has bir tarzda adeta bir tiyatro oyunu izliyormuşuz gibi gerçekliği tüm çıplaklığıyla tokat gibi çarpıyor yüzümüze film.
    sanki dünyada iyiliğin olmadığını, freud'un düşüncesindeki gibi her insanın doğuştan kötü olarak dünyaya geldiğini müthiş bir şekilde anlatıyor film..
    suçlu ve mafya bir babadan kaçıp bir kasabaya, iyi insanların yanında kendine bir yer edinmeye çalışan ve dünyayı daha iyi bir yere dönüştürmeyi amaçlamış…

  • The Father

    The Father

    ★★★★½

    en iyi film dalında nomadland'in kazanacağına kesin gözle bakarken bu film dengeleri alt üst etti resmen..
    aslında hayatın içinden sıradan bir konuyu ele alsa da bunu inanılmaz çarpıcı ve etkileyici bir şekilde yapıyor.
    sıradan bir konu olsa da zamanı geldiğinde hepimizin bu gerçekle ve bu zorlukla başa çıkacağı yaşlılığı harika bir şekilde işliyor film.
    hayalle gerçek arasında gidip gelen ve kabullenemediği bir çok şeyle yaşlı bir insanın çaresiz ve acınası hallerine çok üzücü bir şekilde tanık oluyoruz.
    özellikle onun bir çocuk gibi ağladığı sahneler paramparça etti beni..
    anthony hopkins dedem muazzam oyunculuğuyla gider ayak son oscarını evine götürecek belli ki..
    çok iyi..